FORUMALMANYA

2009 Full Program Arsivi, En Yeni Müzikler, Dini Konular, Cep Telefonu Programlari, Edebiyat, Hint Fimleri indir, Crack, Serial, Siyaset, Politika, Aile ve Yasam, Magazin, Insan Sagligi, Egitim ve Ögretim, Küresel isinma
 
KapıAnasayfaTakvimGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 En güzel diyet,SÜNNETE RİAYET

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
uzm_emin



Erkek
Mesaj Sayısı : 47
Yaş : 41
Nerden : Adana/ Türkiye
İş/Hobiler : Güvenlik// Çalışmak,Çalışmak ve yine Calışmak
Kayıt tarihi : 28/06/08

MesajKonu: En güzel diyet,SÜNNETE RİAYET   Cuma Tem. 04, 2008 11:20 am

Öteden beri insanlık, değişik hastalıklarla mücadele etmiştir. Her
asırda asra damgasını vuran bir hastalık meydana çıkmış ve doktorlar bu
hastalığı yenme adına araştırmalar yaparak tedavi yolları aramışlardır.


Günümüzde de tedavisi için uğraş verilen pek çok sağlık problemleri
var. Bunlardan bir tanesi de şişmanlık. Özellikle gelişmiş ve gelişme
yolunda olan ülkelerde şişman insan sayısı her geçen gün daha da
artıyor. Doktorlar şişmanlığı artık en önemli sağlık problemleri
sıralamasına alıyor ve şişmanlığın sebep olduğu hastalıklara karşı
insanların dikkatlerini çekmeye çalışıyorlar. Şişmanlık vücudumuzu
sadece estetik açıdan bozmakla kalmayıp, aynı zamanda çabuk yorulma,
nefes darlığı, eklem ağrıları, şeker hastalığı, damar sertliği gibi
beraberinde çeşitli ölümcül rahatsızlıklara da zemin hazırlıyor.


Allah Rasûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), asırlar öncesinden
“Ümmetim hakkında en çok korktuğum şeyler: Göbek bağlamak, çok uyku,
tembellik ve yakîn (iman) azlığıdır.” buyurarak şişmanlık tehlikesine
dikkatleri çekiyor ve ümmetini uyarıyor. Göbek bağlamak; hadisteki
ifadesiyle “kiberu’l-batn” kendini gaflete salıp çok yiyen ve tabir
caizse yemek için yaşayan ve tabii bunun neticesi olarak da
olabildiğine şişman olan insan demektir ki bu, Allah Rasulü’nün dünya
ve ahiret hayatları adına endişe duyduğu insanların birinci özelliğidir.


Niçin şişmanlıyoruz?


Uzmanlar, bel çevresi erkekte 94 santimetreden büyükse risk, 102
santimetreden büyük ise yüksek risk; kadında 80 santimetreden büyük ise
risk, 88 santimetreden büyük ise, yüksek risk belirleyicisi olduğunu
söylüyorlar.


Hareketsiz ve monoton bir yaşam tarzı, beraberinde şişmanlık
illetini getiriyor. Modern hayat, kişilere hazır, lezzetli, çeşitli,
ucuz fakat yüksek enerjili yiyecekler sunuyor, buna karşılık fizikî
aktiviteleri düşürüyor. Özel otomobiller, toplu ulaşım araçlarının
yaygınlığı, binalardaki asansörler, televizyon bağımlılığı gibi daha
pek çok sebepten dolayı bedenimizin ihtiyacı olan fizikî hareketlerden
uzak kalıyoruz.


Ne kadar yemek yemeli?


“Açlığın sıkıntısı bir lokma ile giderilir; ancak, tokluğun
sıkıntısı bir hazine de sarf edilse giderilemez.” diyor bir mana
büyüğü. Bu sebeple midemize giren şeylere ve miktarına çok dikkat
etmeliyiz. Peygamber Efendimiz (sas), “İnsanoğlu karnından daha kötü
bir kap doldurmamıştır. Oysaki insan için belini doğrultacak birkaç
lokma yeterlidir. Şayet mutlaka yemesi gerekiyorsa, o zaman midesinin
üçte birini yemek, üçte birini su, üçte birini de nefes için ayırsın.”
buyurarak en ideal yeme ölçüsünü ortaya koyuyor. Bugün, günümüzdeki
diyetisyenlerin yapmış oldukları diyet programlarına baktığımızda bunu
daha iyi anlıyoruz.


Mide ve bağırsaklarmız esneyen ve büzülen organlardır. Uzmanlar,
midemizin toplam kapasitesinin 1.000-1.500 mililitre olduğunu
söylüyorlar. Buna göre yukarıdaki hadis ışığında bir öğünde alınması
gereken yemek miktarı anatomik yapıya göre 333-500 mililitredir. Kaba
bir ölçümle mide hacmi büyük olan bir kişi yaklaşık 2,5 su bardağını
geçmeyecek kadar yemek yemelidir (Ekmek, yemek, çorba, meyve ve 1/3 su
ilave edilirse, içilen su ile birlikte 666-1.000 cc arasında bir miktar
bir öğünde yenilecek miktardır.) Bu da, çapı 4-5 santimetre, uzunluğu
20-25 santimetre olan ve onikiparmak bağırsağının hacmine (700-1570
cm3) yaklaşık olarak eşittir.


Kilodan uzak durmak için şunlara dikkat edelim


1.Kalorisi, yağ oranı fazla besinlerin alımı azaltılmalı, fizikî aktivite artırılmalı.


2.Bol yağ, karbonhidrat ve kalori içeren gıdalar yerine, vitamin ve
lif bakımından zengin, yağca fakir sebze ve meyveler yenilmeli.


3.Bol şekerli ve asitli içeceklerden kaçınılmalı, bol su içilmeli.


4.Çocuklardan fast-food türü yemek, kola ve gazoz içilmesi, kraker, cips ve bisküvi gibi gıdaların tüketilmesi azaltılmalı.


5.Sabahları düzenli olarak sağlıklı kahvaltı yapılmalı.


6.Buzdolabına daha çok yağca fakir gıdalar, meyve ve sebzeler konulmalı.


Sünnete riayet eden şişmanlamaz


Hadis-i şeriflerden hareketle, “Yediğin vakit az ye. Yedikten sonra
da dört-beş saat yeme. Şifa hazımdadır; yani, kolayca hazmedeceğin
miktarda ye. Nefse ve mideye en ağır ve yorucu hal, yemek üstüne tekrar
yemektir.” diyor meşhur tabibimiz İbni Sina. O halde insan midesinin
altında kalıp ezilmemeli, yemesini-içmesini disipline eden, edebilen
bir irade insanı olmalıdır. Yani mide insanı olmamalıdır.


Aslında şişmanlık, -tıbbi bir problem yoksa- sünnete riayet eden bir
Müslüman’da olmaması gereken bir durumdur. Hayatını sünnete göre
programlayan bir kimse, yemesini de ona göre ayarlayacak, sofradan tam
doymadan kalkacak ve hem bu dünyada hem de öte dünyada huzurlu ve mesut
olacaktır.


Mânâ sultanları çok yemekle ilgili ne diyorlar?


Kur’an ve sünneti çok iyi anlayan ve bunu hayatlarına yansıtıp
çevrelerini nurlandıran mana âleminin sultanları az yemekle alakalı pek
çok altın söz söylemişler. O sözlerden derlediğimiz bir buketi sizinle
paylaşmak istiyoruz:


İlim ve amel, az yemekte, kalb temizliği az uyumakta, hikmet az konuşmaktadır.


Az yemek ustalık, çok yemek hastalıktır.


Çok yiyen çok uyur, herkesten tembel olur.


Çok yemek heder, çok uyumak kederdir.


Çok yemek zihni çalıştırmaz, çok uyumak menzile ulaştırmaz.


Az yiyenin kalb gözü körleşmez, açlıkla hastalık birleşmez.


Az yemek tembellikten uzaklaştırır, bilgi kazanmayı kolaylaştırır.


Az yemek tembellikten uzaklaştırır, bilgi kazanmayı kolaylaştırır.


Az yiyenin kalbinde hikmet kapıları açılır, ağzından inci mercan saçılır.


Az yemek, insan için nezâfettir, zihni açan firâsettir.


Çok yiyen çok uyur, çok uyuyan çok konuşur, çok konuşan nimetten mahrum olur.


Çok yemek, organları çok çalıştırıp yıpratır, tedavi için doktor aratır.


Çok yiyenin az olur ibadeti, kaçırır ebedî saadeti.


Çok yemek tohumudur her derdin, az yemek ilacıdır her ferdin.


Az ye, az uyu, az söyle, nimete kavuşulur böyle.


Az yemek, meyveli bir ağaçtır, hasta kalblere ilaçtır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
En güzel diyet,SÜNNETE RİAYET
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» diyet yapmadanda zayıflayabilirsiniz
» ** Kur'an ve Sünnete Sahip Çıkmakla İlgili **

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
FORUMALMANYA :: Insan Sagligi ve Saglikli Yasam-
Buraya geçin: